Vücudumuzda en çok kemiklerde (%60-65) ve kaslarda (%25) bulunan magnezyum, vücut tarafından üretilmediği için gıdalar yoluyla alınması gereken mineraller arasındadır.

Magnezyum vücudumuzda meydana gelen 300’den fazla biyokimyasal reaksiyon için gerekli bir mineraldir. Kasların ve sinirlerin normal fonksiyonlarında çalışması, kalp atış hızının korunması, sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve kemiklerin güçlü kalması için gereklidir.

Bunun dışında, kan şekeri düzeyinin korunması, kan basıncının düzenlenmesi, protein sentezi ile vücuda enerji sağlanması sırasında kullanılır.

Bu özellikleri magnezyumu, hipertansiyon tedavisi ve korunma, osteoporoz tedavisi, kalp hastalıkları tedavisi ve diyabete bağlı komplikasyonların tedavisinde önemli kılmaktadır.

  Magnezyum olmadan pankreasın insülin hormonu üretmesi ve salgılamasının mümkün olmadığını. Magnezyumun Karbonhidrat metabolizmasını sağladığı ve insülinin glükozu hücre içine taşımasına olanak sağladığı belirtiliyor.

İnsülinin hücreye girişi için gerekli olan “Tirozin kinaz” enzimi magnezyuma bağımlı çalışıyor. Ayrıca Glükoz metabolizması için gerekli 10 enzimin 7’si yine magnezyuma bağımlı çalışıyor. Vücutta enerji üretimi için en önemli faktör ATP, bir magnezyum iyonuna bağlı olmadığı taktirde biyolojik olarak aktif hale geçemiyor.

1971 yılında Londono ve Rosenbloom , ilk defa diyabetik çocuklarda, glukagon enjeksiyonundan sonra, plazma magnezyum ve kalsiyum seviyelerinde belirgin bir düşme olduğunu göstermişler.

1978 yılında Mc Nair ve arkadaşları , magnezyum eksikliğinin diyabetik retinopati gelişiminde bir risk faktörü olabileceğini bildirmişlerdir.

 

1982 yılında Moles ve Mc Mullen ,hipomagnezeminin neden olduğu insulin rezistansı olgusunu tarif etmişlerdir.

     Hipomagnezeminin oluşumunda en önemli faktörün muhtemelen glukozüri ile birlikte aşırı magnezyum kaybına bağlı olduğu düşünülmektedir

Düşük magnezyum seviyesi yüksek insulin düzeyini beraberinde getirir. Bunun sonucunda insulin direncinde artış söz konusudur ve bu da erken dönemde magnezyum içerikli bir karışımla müdahaleyi gerektirir.

      Besinler yoluyla vücuda alınan magnezyum miktarı plazmadaki insulin konsantrasyonuyla zıt yönde çalışır. Yapılan çalışmalardan birinde besinsel yolla vücuda alınan magnezyum miktarındaki artışla tip 2 diyabetin gelişmesinde azalma görülmüştür. Yani dışarıdan magnezyum ilavesi ile insulin duyarlılığı değişmekte, tip 2 diyabetin gelişimi geciktirilmekte veya engellenebilmektedir.

Şeker hastalarında özellikle magnezyum eksikliği sık görülmektedir. Belirli aralıklarla magnezyum düzeyine bakılmalı ve eksik ise   B6 vitaminiyle birlikte  alınmalıdır

Diyabetli bireylerde, özellikle glukozüri ve ketoasidoz durumunda olanlarda idrar yolu ile aşırı miktarda Mg kaybı meydana gelir. Bu hastalarda hipomagnezemisıkça görülür ve potansiyel olarak insulin direncine sebep olabilir.,

magnezyumun bu kadar düşük olması bu hastalarda kabızlığa da sebep olur.

Magnezyum minerali insan vücudunda en fazla olan mineraller arasında dördüncü sırada bulunmaktadır. Bir kısmı hücrelerin iç kısımlarında, bir kısmı fosfor ile birlikte vücuttaki kemiklerin yapısında ve bir kısmı da kanın içinde yer alarak kan dolaşımına katılmaktadır. Magnezyum mineralinin eksikliğini giderebilmek çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu mineral insan vücudu için hayati önem taşıyan bir çok fonksiyonun yerine getirilebilmesi için gereklidir.

En iyi magnezyum kaynaklarına bakarsak

Kepek: Pirinç, buğday ve yulaf kepeği magnezyum bakımından en zengin besinler arasındadır. Baharatlar: Baharatlar çeşitli vitamin ve mineralleri almak için iyi birer kaynak olarak kullanılabilir.

Ay ve Kabak Çekirdeği: Kurutulmuş ve kavrulmuş kabak çekirdeğinin 100 gramı 515 mg magnezyum içerir ve günlük ihtiyacın %100’ünden fazlasını karşılar. 100 gram ay çekirdeği ise günlük magnezyum ihtiyacının %81’ini karşılar.

Kakao: Az şeker ve çok kakao içeren çikolatalar magnezyum bakımından zengindir.

Keten Tohumu, Susam ve Tahin: Kalp ve damar sağlığı için önemli yağ asitlerini içeren keten tohumu ve susam aynı zamanda iyi birer magnezyum kaynağıdır.

Badem ve Kaju Fıstığı: 100 gram badem günlük magnezyum ihtiyacının %72’sini, kaju fıstığı ise %88’ini karşılar.

Magnezyum yönünden zengin olan sebze,meyve   ve tahıllarda:Ispanak,Pazı,Kara lahana,Soya fasulyesi,Siyah fasulye,Kılçıksız buğday,Karabuğday,Barbunya,Esmer pirinç,Ton balığı,Yulaf,Bezelye,Pırasa,Brüksel lahanası,Domates,Kuşkonmaz,Brokoli,Karpuz,Muz,Mercimek

Magnezyum yetersizliğinde risk altındakiler

Gastrointestinal Hastalıklar: Crohn hastalığı (ateşli bağırsak hastalığının kronikleşmiş hali) gibi gastrointestinal hastalıkları olanlar magnezyum eksikliği yaşayabilirler.

Böbrek Hastalıkları: Böbreklerin işleyişini etkileyen hastalıkları bulunanlar, magnezyumun idrar yoluyla atılması ve kandaki magnezyum seviyesinin düşmesiyle magnezyum eksikliği yaşayabilir.

Yaş: Yaş aldıkça vücudumuzun magnezyumu işleme süreci sekteye uğrayabilir. Bu nedenler belirli yaşlardan sonra daha çok magnezyum almak gerekebilir.

Fazla Besin Lifi: Aşırı miktarda besin lifi tüketmek vücudun magnezyumu emmesi sürecini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu alanda yapılan çalışmaların sayısı henüz yeterli değildir.

Düşük Protein Diyeti: Az protein içeren beslenme şeklinin (günlük 30 gramdan az) magnezyum eksikliğine yol açabileceği konusunda bazı çalışmalar bulunmaktadır.

Bazı İlaçlar: Bazı diüretikler, antibiyotikler, kanser ilaçları ve çinko takviyeleri magnezyum eksikliğine neden olabilir. Herhangi bir nedenle düzenli olarak ilaç veya besin takviyesi kullanıyorsanız magnezyum ölçümü yaptırmanız tavsiye edilir.

Magnezyum özellikle diyabetik bireylerde eksikliğine dikkat edilmesi gereken bir mineraldir.

ve mutlaka beslenme düzeni diyabetli bireyin bu yönde desteklenmelidir.

Bol sağlıklı günlere....

DİYETİSYEN AMİNE AYŞE AYDIN

İNSTAGRAM: diyetisyenamineayseaydin​

GAZİOSMANPAŞA BELDE TIP MERKEZİ

İSTANBUL
http://www.beldetipmerkezi.com

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.